TÜRK’ÜN GREENPEACE’E CEVABI


TÜRK’Ün greenpeace’E CEVABI

Grinpiiz grinpiiz, hani çevreyi koruyodunuz? Balıkları ürkütüyonuz!

Şule Öncü
suleoncu@gmail.com
fotoğraf: EFE NALÇACI

Kızılderili efsanesine göre, bir gün, insanoğlunun açgözlülüğü dünyayı hasta edecek ve Gökkuşağı Savaşçıları dünyayı savunmak için ayaklanacaklar. Greenpeace’e göre o gün, işte bugün. Bayrak gemileri RaInbow WarrIor da adını bu efsaneden alıyor. Denizlerdeki, okyanuslardaki suç mahallerini işaretliyor, katilin adını bütün dünyaya ilan ediyor. Gittim, gördüm, yazdım: RaInbow WarrIor’da neler oluyor?

Greenpeace’in, çiftliklerinde eylem yaptığını gören balıkçılar, tekneleriyle son sürat botların üzerine geliyor, fakat zarar vermiyorlar. Hem meraklı, hem gururlular. Balıkçılardan biri, kadın Greenpeace gönüllüsüne laf atıyor: “Bak, gözlerinin hatırına gelmiyorum oraya!” Eylemin sonlarına doğru, Akua Kocaman adlı balıkçı teknesi, çiftlikten biraz uzakta bekleyen Rainbow Warrior’a yanaşıp geminin etrafında ağır ağır tur atıyor. Bu sırada teknedeki balıkçılar, Greenpeace üyelerini dikkatle inceliyor. Bazıları gülerek, bazıları somurtarak bakıyor. Bazılarıysa karizmatik olduğunu düşündükleri pozlar verip, sessizce racon kesiyorlar. Birkaçı el sallıyor. İnsanın başına pek sık gelmeyecek türden, tuhaf bir karşılaşma anı yaşanıyor.

Greenpeace üyelerine yakından bakıldığında, dünyayı kurtarma arzusunun yanı sıra; kendinden kaçma, geçmişe sünger çekme, kendi geleceğini düşünmekten kurtulma, yeni bir başlangıç yapma, ilginç insanlarla tanışma, hayat deneyimi edinme, para kazanma ve macera yaşama arzuları göze çarpıyor.

Dünyanın en muhalif gemisine, İstanbul’un en muhalif havalarından birinde, yağmurdan sırılsıklam ıslanmış halde biniyorum. Yolculuğumuz dört gün sürecek. Gemide 17 mürettebat, üç kampanya sorumlusu, altı gönüllü ve üç gazeteci olmak üzere 29 kişiyiz.

İlk gün, yeni gelen hemen herkes için zor bir gün. Kara yaşamına alışık bünyeler, denize uyum sağlayana kadar (Davie’ye göre; insanın deniz ayakları çıkana kadar) hiç arzu edilmeyen türden tuvalet ziyaretleri kaçınılmaz. Neyse ki gemide deniz tutmasına karşı oldukça etkili bir ilaç var ve günde üç tane yutmak serbest.

Her sabah yedide kalkıyoruz. Gemide 24 saat yapılacak iş var ve herkes bir işin ucundan tutmak zorunda. O günün görevlileri, önemli mesajları, yapılacak toplantıların yeri ve saati, yemek salonundaki tahtaya yazılıyor. Gecikmek kesinlikle yasak!

Gemiye yeni gelenlere detaylı bir eğitim veriliyor. ‘Ne zaman ne yapılır, acil durumlarda nasıl hareket edilir, neler kesinlikle yasaktır?’ Kuralların katılığı, kaptanın tutumuna göre değişirmiş. Kaptanımız Pep’in tutumunun pek de esnek olduğu söylenemez.

İlk eğitimden sonra, eylem hazırlıklarına başlanıyor. Ekip, el birliğiyle eylemde kullanılacak pankartları ve balonları boyuyor. Botların bakımı, onarımı yapılıyor. Kampanya görevlileri basın açıklamalarını yazıyor, gönüllüler bol bol çeviri yapıyor, e-mail trafiği sıkışık. Keza, gizli toplantılar. Eylem yapılana kadar, gemideki medya mensuplarına asla ve kat’a, en ufak bilgi verilmiyor. Sadece sabah altıda kalkacağımızı biliyoruz. Eylemden önceki gece bütün ekip gergin ve heyecanlı. Kimse rahat uyuyamıyor.

Eylem sabahı gün ağarmadan, güvertede çalışmalar başlıyor. Sonunda Gerence Körfezi’nde olduğumuzu öğreniyoruz. Gemi, körfezdeki orkinos çiftliklerine yaklaşıyor. Gönüllü ve mürettebattan derlenen ekip, iki botla balık çiftliğine iyice yanaşıyor ve üzerinde ‘Suç Mahalli’ yazan dubaları suya bırakıyor. ‘Orkinos ticaretine HAYIR’ pankartları açılıyor. Kameramanlar ve muhabirler olay mahallinden aldıkları görüntüleri çok kısa bir sürede bütün dünyaya ulaştırıyor.

Kazasız belasız eylem bitiyor. Botlar gemiye dönüyor. Malzemeler toplanıyor. Ekip mutlu, huzurlu. O gece, bir gece öncesinin gerginliğinden eser yok. İşi olmayan herkes yemek salonunda toplanıyor. Bira içip muhabbet ediyoruz, şarkılar söyleyip dans ediyoruz. Tabii bir ara (saat 11:00 suları) kaptan haber gönderiyor: “Sessiz olun!”

Eski bir balıkçı teknesinde 28 kişiyle birlikte yaşamak hiç de kolay değil. Gemide özel alan, 50x180 santimlik sünger bir döşekten ibaret. Ranza katınızın dış cephesine iliştirilmiş kumaş perdeyi de çektiniz mi sizden özeli yok. Yatar pozisyonda canınız ne yöne isterse dönebilir, kısa boyluysanız oturabilirsiniz bile. Hal böyle olunca, günün 24 saati hep aynı insanlarla burun buruna ama onları görmeden yaşamayı öğrenmek gerekiyor. Birkaç gün içinde denizcilere özgü bu bakar-körlük algısını geliştirmek mümkün. Bu algının insanı nereden nereye taşıyacağını görmek için de, daha uzun süre denizde olmak gerek.

Mürettebat genellikle üç ay çalışıp, üç ay tatil yapıyor. Mürettebata gönüllüler yardım ediyor. Üç-beş günlüğüne katılan gönüllüler olabildiği gibi, miçoluktan başlayıp denizcilikte pişmek amacıyla aylarca gemide yaşayan gönüllüler de olabiliyor.

Kampanya görevlilerinin söylemi, gemi mürettebatına göre çok daha militan. Böyle olması da çok doğal. Çünkü mürettebat ve gönüllüler, eylemlerin eli ayağı iken, kampanya görevlileri, Greenpeace adına bütün dünyaya konuşuyor.

İlk Rainbow Warrior, 1985’de Yeni Zelanda’nın Auckland Limanı’nda Fransız gizli servisi tarafından batırılmış. Bugün Greenpeace eylemcilerine ev sahipliği yapan Rainbow Warrior, 1957 yapımı, irice bir balıkçı teknesi.

Greenpeace için para toplamak ya da bağışta bulunmak kolay. Ancak bir Greenpeace eylemine katılmak zor. Çünkü son derece planlı, programlı, minimum kadroyla eylem yapan bir kuruluş Greenpeace. Dolayısıyla genç gönüllüler için Rainbow Warrior gibi efsanevi bir gemiyle eyleme katılmak önemli bir deneyim.

Çok çok iyi biriyim. Uyurken!
PEP BARBAL BADIO / KAPTAN

İspanyol kaptanımız ufak tefek, fakat gayet karizmatik biri. Kayda değer bir espri anlayışı var. Greenpeace gemisinde çalışmanın, bir kaptan için, yasal sorumluluklar açısından çok riskli olduğunu söylüyor. İnsan eli değen bütün organizasyonlarda olduğu gibi Greenpeace’te de yolsuzluklar olabileceğini düşünüyor. Son derece rasyonel. “Greenpeace benim için bir iştir” diyor. Dağlarda yürüyüş yapmayı seviyor.

Konuşmayı sevmem, çalışmayı severim.
EMMA BRIGGS / GÜVERTE LOSTROMOSU (BAŞ TAYFA)

Avustralyalı. Gazetecilik, kitapçılık, bebek bakıcılığı gibi çeşitli işlerden sonra Greenpeace’te karar kılmış bir Amazon. Greenpeace’in dünyayı değiştirmek adına en etkili organizasyon olduğunu düşünüyor. Sahil yaşamını ve kuşları seviyor. Kendisinden söz etmekten hiç hoşlanmayan, içe dönük biri.

Eşimle bu gemide tanıştık. İki yıl önce.
CANAN SARAÇ PATRICK / tayfa

Türk. Biyolog. Doğada, denizde vakit geçirmeyi seviyor. Eşi Edward Patrick de Greenpeace’çi. Fakat ne yazık ki bu sefer aynı gemide değiller. Canan, kabin arkadaşlarımdan biri. Hayatımda bu kadar kendiyle barışık, çevresiyle uyumlu, sakin ve huzurlu birini daha görmedim. Sıfır nevroz bir insan.

“Asla Türkiye’ye gitmem” dedim. Bak şimdi neredeyim!
DAVIE GOODLINSS / BOTLARIN BAKIMINDAN SORUMLU

Yeni Zelandalı. Makina mühendisi. Greenpeace’e, yeteneklerini gözlemleyen bir yetkilinin ısrarıyla yeni katılmış. Otomobil yarışçılığı, dalgıçlık, spor balıkçılığı, balina bakıcılığı gibi pek çok iş yapmış. Nazik, centilmen, hoşsohbet biri. Akşam karanlığında, gemi Çanakkale şehitliğinin önünden geçerken; ışıklara, bayraklara bakıyor ve diyor ki: “Yıllar önce sinemaya gitmiştim. İzlemek istediğim filmde yer olmadığı için başka bir filme girdim. Filmin adı Midnight Express’ti. O gün, ‘Hayatım boyunca asla Türkiye’ye gitmem’ dedim. Bak, şimdi neredeyim.”

Çabuk parlar, çabuk sönerim.
ELENA GAI / GEMİ DOKTORU

Ukraynalı. Greenpeace’de yedinci haftası. İş bulmak için pek çok yere CV göndermiş. Greenpeace’te iş bulana kadar kuruluş hakkında bilgisi ve fikri yokmuş. Şimdi hayatından memnun. Gezmeyi ve dil öğrenmeyi seviyor. Müzik duyduğu yerde dans etmeye başlıyor.

Haksızlığa tahammülüm yoktur.
TIMO LIEBE / ÜÇÜNCÜ KAPTAN

Alman. Otomobil tamiri, sosyal hizmetler ve memuriyetin yanı sıra sivil toplum örgütleri için çalışmış. Çevreye haksız muamele ettiğimizi düşünüyor. Alman olduğu, İngilizce aksanından değil ama bürokrasiye gösterdiği özenden anlaşılıyor (güvenlik formunu doldurma sınavından ancak üçüncü başvurumda geçebildim). Depresif fakat gizemli bir hali var.

Saat yedide kalkmalısın. Kalkmıyorsan doktora görün.
BİN BASINCIM MARTA IBANEZ / tayfa

İspanyol. Çevirmen. Kabin arkadaşım. Gece nöbetlerinde güvertede çalıştığı ve uzun süredir gemide olduğu için kabindeki varlığımdan pek de hoşnut değil. Daha doğrusu, bir hoşnut, bir değil. Bu yüzden, bazen peri, bazen de cadı gibi görünüyor gözüme. (Belki de gemide böyle biri hiç olmadı.) “Sessizim ve sosyalim” diyor. Şahane dans ediyor.

Mutluyum ve geceleri horluyorum.
MIR RODRIGUEZ / RADYO OPERATÖRÜ

Panamalı. Biyolog. Panama’dan kırsal alana taşınmak, sebze meyve yetiştirmek istiyor. “Çok hobim var, hangi birini sayayım” diyor. Kendini geliştirmeyi, okumayı seven, entelektüel ve politik biri. Panama’da politik eylemlere de katılıyor. Brezilya dizilerine çok gülüyor. Türk sinema sektörüyle ilgili sorular soruyor. Anlatıyorum. Hayretler içinde kalıyor.

Heyecanlıyım.
YEŞİM ASLAN / AKDENİZ TURU İLETİŞİM KOORDİNATÖRÜ

Türk. Halkla ilişkiler uzmanı. Hayatını Greenpeace öncesi ve sonrası olmak üzere ikiye ayırıyor. Kısa filmler çekiyor, resim yapıyor.

Bir şiir grubumuz vardı, deli gibi şiir yazardık.
RICARDO SCHELEF / LOJİSTİK KOORDİNATÖR

Şilili. İnşaat mühendisi. Astronomi ve şiirle ilgileniyor, fotoğraf çekiyor. Geminin en romantiği.

İğneyle kuyu kazıyoruz.
BANU DÖKMECİOĞLU / DENİZLER KAMPANYASI TÜRKİYE SORUMLUSU

Türk. Endüstri tasarımcısı, dalış eğitmeni. Kendi teknesinde yaşıyor. “İnandığım ve sevdiğim işte, sınırlarımı zorlarım” diyor. Durmaksızın çalışıyor. Adil, kararlı, zeki biri. Doğal ve samimi.

Gülmeyi severim, ciddi de olabilirim.
WILLIE FERRER / AŞÇI YAMAĞI

Filipinli. Kardeşleri aktivistmiş. Onların önerisiyle Greenpeace için çalışmaya başlamış. İşini seviyor. İdealist. Eşi bebek beklediği için heyecanlı. “Sessiz sedasız, kendi halinde, mutlu biriyim” diyor.

Sabaha kadar dans dans dans...
EDUARDO FERRGIRA / AŞÇI

Brezilyalı. Geminin neşe kaynağı. Gelecek planlarında çalışmak ve dans etmek var. “Greenpeace benim için bir aile” diyor. Yemekleri az pişiriyor. Hobisi (boş vakti kalırsa) tatlı yapmak.


#
#
#
#
#
#

Yorumlar
 
  

  YAZARLAR
  FOTO GALERİ
  VİDEO GALERİ
  AYIN FOTOSU
DB
Copyright TempoRSS Dergisi | Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. Hürriyet Medya Towers 34212 Güneşli - İstanbul