'DİŞİ' İSTANBUL

İstanbul gece hayatının kalp atış sesleri tüm dünyada yankılanırken, işin iç yüzü fotoğraftaki gibi şık ve şatafatlı mı? Boğaz'daki parıltılı elbiselerin, Tünel'in ara sokaklarındaki 'alternatif' takılmaların ötesine geçiyoruz. Keskin gözleri ve kıvrak izlenimleri ile ezber bozan, şehrin en cool kadınlarıyla 'hava kararınca' buluştuk, konuştuk. Gece âleminden karakter analizleri, gizli keşifler, müdavim barlar, gecelerde 'kim gitsin/kim kalsın' totosu... Kadınlar, İstanbul gece hayatını yorumluyor.
Fem Güçlütürk (İletişim ve Marka Danışmanı):
"Genç veya genç hissedenler Tünel'e, her havaya uyanlar Galata'ya"
Fem'in gözlüklerini takıp, hava kararınca, şehrin sokaklarını arşınlıyoruz. Kim, nerede, neden, nasıl eğleniyor? Gözlüğünden beş farklı karakterin gölgesi düşüyor not defterine:
"'Sokağa inmem ama geceye akarım'cılar: Lucca, Nuteras'a, müzikten anladığını belli etmek için de biraz Babylon'a koşarlar. Son moda haller, varlıklı duruş, kesme-kesilme, olduğu yerde iki sallanma üzerine shot'larla cool takılmaca...
Tünel'ciler: Alternatif kılık ve duruşları ile 'sokak kültürüne yakınız' diyenler, genç veya kendini genç hissedenler, kokoşa değil, tarza önem verenler, soğuk bira ile Asmalımescit'i tavaf edenler, artık içerde değil, sokakta nikotin ve büfe birasıyla takılabilenler. DJ ve konusu mühim değil, her partiye kapıdan bir bakanlar…
Cihangir'ciler: Mahalleli, tiyatrocu, expat'ler. Sohbet üzerine yoğunlaşıp, oturarak vakit geçirenler...
Galata'cılar: Her yeri bilen, her havaya uyan, akımları değil, yeni ve söylemi olan mekânları takip eden, Asmalımescit'in 'piccadily circus' havasından kaçıp, alternatif cool yerler arayanlar…
Çapa'cılar: Yaratıcısının çılgın ve yenilikçi fikirlerine kendini teslim eden, bazen eller havaya, bazen şampanya masaya kıvamında eğlenebilen 35 yaş üstü zenginler..."
Fem Güçlütürk'ün yeni keşfi Building. Dekoruna, fikrine, sokağına, sangria'sına hayran kalmış. Tek bir yer seçme hakkı verince bizi Nuteras'a götürüyor. Sebep? "Havadar, manzaralı, müzikle iyi bir hava yakalanan, multi kültürlü, cam üstü dans edilebilen, ister görülmeye, ister eğlenmeye gidilen, abartılı dekorla değil, olması gerekenleri her daim sunabilen, aradığını bulabildiğin tek yer."
Zeynep Üner (Time Out İstanbul Genel Yayın Yönetmeni):
"İyi bir grupla, biraz da içmişsen, her yerde eğlenirsin"
Zeynep, "Alternatifler çoğalıyor" diyor umutlu bir sesle. "Bir New York olmasak da, geceleri gezmek isteyenler, her gün kendine yapacak şey buluyor. Eğlence tarzları, semtlere göre dağılıyor. İşte daha çok salaş yerlere gitmek isteyenlerin Kadıköy ya da Nevizade taraflarındaki barlara gitmesi, boy göstermek isteyenlerin Bebek- Boğaz mekânlarına gitmesi, ikisinin arasında kalanların Asmalımescit-Tepebaşı'na gitmesi gibi..." Üner'i bulmuşken ideal eğlencenin reçetesini istiyoruz: "İyi bir grubun varsa, biraz da içmişseniz zaten her şekilde eğlenirsiniz ve bütün programlar/programsızlıklar ideal hale gelir. Ama Time Out editörü olarak öner dersen: Asmalımescit'te bir meyhane sonrası Nuteras klasiktir. Cenk, gece 01'den sonra çok güzel çalar. Evde toplanma sonrası Babylon iyidir. Hafta içi Otto'da sonra da civar barlarda kısa turlar yapmak güzeldir. Üç ayda bir Roxy'ye gidip dağıtmak harikadır. Düğünlerden ya da sıkıcı iş yemeklerinden sonra (şıksınız ya) Anjelique'e uğramak güzel olabilir (ya da iş çıkışı hafta içi). Baştan sona evde, bahçede mangalda, meyhanede takılmak en iyisi olur bazen. En önemlisi grubunuz."
Tek bir yer seçmesini isteyince Üner, Bebek'teki Mey'in kulaklarını çınlatıyor. Şimdinin Taps'ı, Mey'i tek geçiyor. Kulüp olarak tercihi ise, tıpkı Fem gibi, Nuteras. Peki, hiç mi değişmesini istediği bir yer yok? "Şimdi Reina kapansın desem, kapansa 3 bin 500 tane adam kapısız kalır, nefret eder benden. Bence çok kazık yiyoruz. Kazık yememek isterdim" diyor.
Başak Sayan (Oyuncu):
"İyi bir gece için güzel şarap, güzel sohbet"
Seksi, siyah elbiseli bir kadın tüm zarafetiyle şarabından bir yudum alıp, gözleriyle şehrin panoramasını süzüyor. Ona doğru yaklaştıkça taze parfümünün, sıcak enerjisinin etkisine kapılmamak elde değil. Başak Sayan ile Sunset'teyiz. Buluşma adresini verince, eğlence anlayışını da sözsüz ifade etmiş oluyor. Şık restoran, güzel manzara, keyifli sohbetler ve iyi bir şarap... Gece çıkınca tercihini restoran/barlardan yana kullanıyor. "Fazla gürültüden arınmış, rahatça sohbet edilen yerler tercihim" diyor. Favorisi, Sunset ve Ulus 29. Sohbet sırasında Ulus'un sırtlarından doğrulup, şehrin ışıltılı sokaklarına süzülüyoruz. Gördüklerimizi, hissettiklerimizi dile getirmeye geliyor sıra: "Hem eski hem yeni, hem Doğu hem Batı... Enerjik ve hızlı, hem de o hızla akan zamana rağmen, aynı yaşanmışlığı ve eskimişliği, sanki yeniymiş gibi sunan bir gece hayatı..." sözleriyle tanımlıyor. Başak'ın İstanbul gece hayatındaki gizli keşfi, yıllar evvel Galata'yı keşfetmesiyle olmuş. "Oradaki her kafe, her restoran bana büyülü bir şehirde gidilen büyülü mekânlar gibi gelir" diyor. Galata'nın artık gizli bir tarafı kalmasa da 'o tuhaf büyüsü' hâlâ yerli yerinde. Peki, bu ihtişamlı gece hayatının hiç mi kirli tortusu yok? Tortuların varlığı konusunda hemfikir olunca çözüm Başak'tan geliyor: "Ne yaptıklarını ve bu durumun nereye varacağını henüz tam olarak tahmin edemeyen, görünen büyülü dünyanın içinde var olabilmek ve hayal ettikleri lüks yaşamlara kavuşmak için gece barlarda gezinip, istemedikleri erkeklerin masasına meze olmak olan yaşları küçük, güzel, kafası karışık ve cahil kızların bu mekânlara girişine kısıtlama getirirdim." Sert bir çıkış, öyle değil mi? Bekleyin, devamı var: "Bazı gece kulüpleri sadece cebi dolu erkek müşteri çekmek için bu zavallı kızları içeri alıp adeta modern bir pavyon ortamı oluşturuyor." Sayan'ın bu konuda bir de ültimatomu var: "Herkes bu konuda üzerine düşeni yapsın!"
Ahu Yağtu (Model):
"Tuzluk gibi kenarda durulmasın, 'skor' çalışmaları sona ersin"
Second Chance Boutique'in vintage ürünlerinin sergilendiği, eski plakların çalındığı akşam saatlerinden itibaren 80'ler ve 90'ların hitleriyle coşulan, moda, müzik, fotoğraf ve eğlence meraklısı insanların geldiği Lucca'daki 'Vintage Saturdays' parti silsilesinde onun imzası var. 'Vintage Saturdays'den geri kalan gecelerde nerede, nasıl eğleniyor? "Dergi partilerini de seviyorum. Ama en keyiflisi konserler." Gizli keşfini sorunca, muzipçe gülerek, "Gizli ya işte, bana kalsın" diyor. Önerisi ise plan program yapmadan gecenin akışına bırakmak. "Spontane gelişen her türlü program hoşuma gidiyor" dese de, spontane gecelerde karşısına çıkan sahne pek içini açmıyor: "Gece hayatı devamlı oradan oraya giden, aradıklarını bulmaya çalışan, ama aslında ne aradıklarını bilmeyen ve nihayetinde kendilerini bulamamış insanlarla dolu. Eskiden kibarlık, saygı çerçevesinde gerçekten eğlenen nezih insanlara rastlardık. Şu anda ise tamamen mutsuz ve mutsuzluğunu insanlarla arıtmaya çalışan olmamış insanlardan oluşmakta." Yağtu'ya göre kasık ve gösteriş meraklısı, gerçek olmayan bu yapıdan kurtulmanın yolu mantalitenin değişmesinden geçiyor: "Madem gece dışarı çıkılıyor bir şeyler paylaşılmak isteniyor; o zaman tuzluk gibi kenarda durulup kadın kesme veya tavlama, ya da 'skor' çalışmaları sona ersin. Ermiyorsa daha fazla zorlanmasın. Had bilinsin, kararında içilsin. Alkolün etkisiyle cesaretlenip birbirine ters bakış atılarak, 'Vay, sen nasıl benim kız arkadaşıma bakarsın?' sorgu sualinden ve gerginliğinden sıyrılıp danslar edilsin, eğlenilsin."
Ferhan İstanbullu (Gazeteci/Stil yazarı):
"Bar denince favorim Arka Oda"
Bir yanda sarkan borular, öteki tarafta hummalı bir boya çalışması... Ferhan İstanbullu ile Şişhane'deki bir inşaatın tam ortasında ne işimiz olabilir? Bu ay açılacak, sezonun banko favorilerinden 'Public Urban Kitchen&Liquer Bar'ın kapıları ilk kez bize açılıyor. Özel çekim sırasında laf dönüp dolaşıp Ferhan'ın gece maceralarına geliyor: "Ümitsiz bir iyimser ve hümanist (!) olarak Asmalımescit'in o kudurmuş kalabalığında bir tur (ama sadece bir tur) atmanın hâlâ eğlenceli olduğunu düşünüyorum. Bar denince favori yerim Kadıkoy'deki Barlar Sokağı ve spesifik olarak da Arka Oda... Kadıköy'deki Arka Oda, karşı çocukları için çoktan keşfedilmiş bir yer, ama benim gibi karşıya geçmekle Bursa'ya gitmeyi bir tutanlar için hep yeni bir macera! Müzikler, tipler çok cool! Oldum olası Kadıköylüleri severim bir de..."
İstanbullu'nun ideal gecesi, önce evde vakit geçirip, ardından Babylon'a konsere gitmek. "Görmekten hoşlanacağım yüzlerin bir arada olduğu tek yer Babylon" diyor. Şehrin, mönüsü çok kısıtlı, para saçılmamış küçük dükkânlara ihtiyacı olduğunu savunuyor. Birlikte, sadece büyük projelerin tutunabildigi bir sosyal yaşamı yıkıp, çok tasarlanmamış, küçük, enteresan sahipleri olan cool barlarla dolu bir gece hayatı tasarlıyoruz. Belki, ileride, çok ileride... Neden olmasın? Ferhan'ın elinde sihirli değnek, ufak rötuşlarla gece hayatını değiştirmesini isteyince işe, Etiler'deki kulüplerden başlıyor. "Etiler'de kapısında birtakım mahlukların 'görev yaptığı' Türkçe canlı müzik mekânlarını değiştirirdim." Bir de aklında Godet, 2019 gibi ikon kulüpler var hâlâ. "Herkesi 'Zion' havasına sokan bir gece kulübü olsun isterdim. Her ne kadar o dekadan eğlence anlayışı, 90'larla birlikte bitmiş olsa bile..."
Efnan Atmaca (İstanbul Life Yazı İşleri Müdürü)
Kaotik geceler
Her ay şehir hayatına farklı bir yön veren dergide onun imzası var. Gece hayatını tıpkı şehir gibi kaotik bulan Efnan, "İstanbul'da gece dışarı çıkıp da eğlenmemek gibi bir şansınız yok" diyor. Her bütçeye, her zevke ve her isteğe göre eğlence bulma konusunda hemfikir. Eğlencenin tek adresini veriyor: Beyoğlu. "Çünkü burada tek bir mekâna kısıtlı kalmayıp ruh halime göre farklı farklı adresleri tercih etme şansım var: Mojo, Babylon, Nu Pera, Roxy, Ghetto, Indigo ilk aklıma gelenler."
Emel Kurhan (Tasarımcı):
"Ev partisi için Kiki'ye"
Emel Kurhan ve köpeği Kumpir ile Blender'dayız. Blender'da sezonun ilk partisi vesilesiyle elimizde zencefilli votkalar, Nişantaşı sokaklarına dökülmüş, gece hayatının 'fotoğrafını' çekiyoruz. Emel, net bir biçimde, "Göründüğü kadar eğlenceli değil" diyor. Kasmadan kasılmadan, kimseleri umursamadan eğlenebilen biri var karşımızda. Tüyo almak için biraz sıkıştırınca "Keşke gizli bir keşfim olsa... Favorim ise Kiki. Ev partisine gitmiş gibi hissediyorum" diyor. Peki, daha 'sıkı' bir gece hayatı için kim gitsin bu eğlence diyarlarından? "Dans etmeyi sevmeyenler ve edenlerle dalga geçenler gitsin uzaklara, çok çok uzaklara... Müzik dinlemeye gelip, bütün geceyi dışarıda içerek geçirenler, göstermelik çıkanlar da uzaklara lütfen!"
 |
|
|
|
|
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
|