Mafya topraklarında SİYAH, KIRMIZI VE SEKS




Yazıları ve Gomorra adlı romanında, Napoli bölgesinin mafya örgütü camorra gerçeğini anlattığı için İtalya'da yer altı dünyasının bir numaralı hedefi haline gelen gazeteci Roberto Saviano, suç topraklarında kadın olmayı anlattı.

Suç topraklarında kadın olmak zordur. Karmaşık kurallar, katı ritüeller, koparılamayan bağlar… Esnek olmayan ve çoğu kez sonsuza dek aynı bir söz dizimi, mafya topraklarında kadın davranışını düzenler. Modernlik ve geleneksellik, ahlaki kafes ve iş konularında top yekun töresizlik arasında sürekli bir dengede kalmadır. Ölüm emri verebilirler, ama sevgili edinme ya da bir erkeği terk etme hakları yoktur. Piyasanın tüm sektörlerinde yatırım yapabilirler, ama erkekleri hapisteyken makyaj yapamazlar. Mahkemeler sırasında, halka ayrılan yerde oturan kadınlar görülür, parmaklıklar arkasındaki sanıklara öpücük veya selam gönderirler. Onların eşleridirler, ama çoğunlukla anneleri gibi dururlar. Eş hapisteyken şık giyinmek, makyaj yapmak ve oje sürmek; bunu başkaları için yaptığını ifade etmenin bir yoludur. Saç boyamak sessiz bir ihanet itirafıdır. Kadın sadece erkeğe bağlı olarak vardır. Onsuz, ruhsuz bir varlık gibidir. Yarım bir varlık… Bu nedenle, eşleri hapiste olan kadınların hepsi bakımsızdır. Bu, bir bağlılık ifadesidir. Bu, Campania bölgesi klanları, bazı 'ndrangheta** ve Cosa Nostra*** aileleri için geçerlidir.

Onları iyi giyinmiş, bakımlı, makyajlı görürseniz; bu demektir ki erkekleri yanlarında, serbest ve hükmediyor. Erkekler hükmederek güçlerini kadına yansıtırlar, kadının imajı üzerinden güç mesajını iletirler. Oysa hapisteki çete liderlerinin, görünmez olacak kadar 'renksiz' eşleri, çoğu kez vekilleri rolünde emir verendirler.
Suç topraklarındaki tüm öyküler birbirine benzer; trajik bir sonu olsa da normal seyirde gitse de. Genelde karı koca birbirlerini çocukluk yaşlarda tanırlar ve nikâhları 20-25 yaşlarında kıyılır. Küçük yaşta tanınan kızla evlenmek bakire olduğu sürece kural, temel koşuldur. Genelde erkeğin sevgilileri olmasına izin vardır. Ama son yıllarda eşlerinin koyduğu kısıtlama, sevgililerin Rus, Polonyalı, Rumen, Moldavyalı olması şartıdır. Mafya üyelerinin eşlerine göre, aile kurmaktan, çocukları gereği gibi eğitmekten aciz 'ikinci sınıf' kadınlardır bunlar. Buna karşılık İtalyan, daha da kötüsü kendi köyünden bir sevgili edinmek dengeyi bozacak ve cezalandırılması gereken bir harekettir. Mafya topraklarında bir erkekle bir kadının formasyonunun önemli bir kısmı cinsellikten geçer. "Bir kadının altında asla!" Erkekler bu emirle eğitilir.

Yatakta altta olmaya karar verirsen, günlük hayatta da boyun eğmeye razı oluyorsun demektir. Sadece zevk için yapmak, onların mantığında, seni boyun eğmeye mecbur eder. "Oral seks asla." Yaptırılır ama yapılmaz, yapmak köpek olmaktır ve "Kimsenin köpeği olmamalısın." Genç kuşağın hala riayet ettiği eski kurallar bunlar. İtalya dışında da çok daha katı kurallar geçerli. Londra ve New York'un birçok semtinde egemen Jamaykalı güçlü mafya Yardie, buna bir örnek. Ters ilişki de yasaktır.  Pis ve eşcinsel bir şey olarak kabul edilir. (Jamayka mafya kültüründe eşcinseller ölüme mahkum ediliyor). Seks güçlü, erkeksi bir şey olmalı. Öpüşme yok. Dil içmeye yarar, gerçek bir erkek dilini sadece o amaç için kullanılır.
Çete üyelerinin tek saplantısı erkeklikleri değil, aynı zamanda onu nasıl kullanacaklarıdır: Katı kurallara göre seks yapmak, güçlerini tekrar gösterdikleri bir ritüele dönüşür.

'ndrangheta, camorra, mafya ve Sacra Corona Unita'nın**** egemen olduğu tüm bölgelerde o açık, değişmez kurallar geçerlidir. Ve bunlar, erkek egemen bir kültürün basit aynasından çok daha öte bir şeydir. Suç topraklarında hiçbir şeyin katı hiyerarşi, güç, ait olma kurallarından kaçınamadığını gösterir. Yaşam ve ölüm üzerinde güç. Her kim, bundan bağımsız olduğunu düşünüyorsa yanılıyor. Seksin kontrolü esastır. Kur yapmak da toprağa damga vurmaktır. Bir kadına yaklaşmak, bir toprak istilası riski anlamına gelir.

1994 yılında Casal di Principe köyünden Antonio Magliulo, yöreli bir erkeğin akrabası olan ve aynı köyden biriyle sözlü bir kıza kur yapmaya kalkmış. Kıza bir sürü hediye alıyormuş ve kızın nişanlısı ile evlenmek istemediğini düşünüp, ısrar ediyormuş. Kendisinden çok genç bu kıza gönlünü iyice kaptırmış ve kendi memleketinde adet olduğu gibi kur yapıyormuş. 14 Şubat'ta çikolata, Noel'de kürk yaka, normal günlerde iş yerinin önünde bekleme. Bir yaz günü Schiavone klanından bir grup onu konuşmak için Castelvolturno kayalıklarına çağırmış. Konuşmasına fırsat bile vermemişler. Maurizio Lavoro, Giuseppe Cecoro ve Guido Emilio çivili bir sopayla kafasına vurmuşlar, bağlamışlar ve ağzından burnundan içeri kum doldurmaya başlamışlar. Nefes almak için kumu yuttukça, daha çok kum tıkıyorlarmış. Tükürükle karışarak çimentolaşan kum boğazını tıkayınca boğulmuş. Önemli bir çete üyesinin akrabası olan, üstelik sözlü ve kendinden çok küçük bir kadına kur yaptığı için ölüme mahkûm edilmiş.

Kur yapmak, randevu istemek, bir gece birlikte olmak risktir, sorumluluktur. Valentino Galati, 26 Aralık 2006'da Filadelfia'dan (masonların kurduğu Vibo Valentia'nın bir köyü) kaybolduğunda 19 yaşındaydı. Bölgeye hükmeden bir çeteye yakın bir gençti. 'ndranghetista kanı vardı ve dolayısıyla 'ndranghetista oldu. Çete lideri Rocco Anello için çalışırdı. Anello rüşvet suçundan hapse girdiğinde, eşi Angela işleri yürütmek için yardıma ihtiyaç duydu. Alışveriş, ev temizliği, çocukları okula göndermek… Seçilenlerden biri Valentino'ydu. Zaman içinde Angela Bartucca ile ilişkiye girdi. Cezalandırmak elzemdi ve hiç kimse onun artık sokaklarda görünmediğine şaşırmadı. Çete liderinin eşiyle birlikte olduğu için ölüme mahkum edildi. Sadece annesi Anna inanmak istemiyor. Oğlunun çete liderinin karısının sevgilisi olması imkansız: O henüz çok küçük! Angela'nın evlerine kahve içmeye geldiğini kabul ediyor ve oğlu ortadan kaybolduğundan beri ortalarda gözükmediğini de. Ama Valentio'nun annesi için bu bir şey ifade etmiyor: "Oğlumun bu işle ilgisi yok." Başka nedenler olduğu konusunda ısrarlı, ama anti mafya savcıları için öyle değil. Anna uzun süre kanepede uyudu, çünkü telefon yakınındaydı ve oğlunun aramasını beliyordu. Yatak odasında telefonun sesini duyamayacağından korkarak. Sonunda omerta***** suskunluğuna saygı duyan bir acının sessizliğine kapandı. Ama reddetmeyi hep sürdürdü.

Aynı kaderi, 2002'de öldürülen Lamezia Terme köyünden Santo Panzarella paylaştı. Santo dört yıl önce Angela Bartucca'ya aşık olmuştu. Yine aynı kadın. Üzerine bir şarjör boşalttılar, öldüğünden emin olup bagaja koydular. Ama Santo Panzarella ölmemişti. Bagajın içinde tekme atıyordu. Son yolculuğunu tekme atarak yapmaması için bacaklarını kırdılar. Sonra da başına bir kurşun sıktılar. Sadece köprücük kemiği bulundu ve bu kemik soruşturmayı başlattı. O da yanlış kadına dokunduğu için ölüme mahkum edilmişti. Dolayısıyla Valentino başına gelecekleri biliyordu belki de, ama yasak kadınla ilişkiye girmekten çekinmedi.
Angela Bartucca fatal bir kadın olarak düşünülür, gazetelerin tanımıyla bir peygamber devesi (seksten sonra erkeği mideye indirir), cazibesiyle ölüm korkusunu bile yok eden biri. Seven ve severek ölüme mahkum eden bir kadın. Aslında gördüğünüzde hiç de öyle değil. Fotoğraflarda, bütün suçu yaşama isteği olan güzelce bir kızın yüzü görülüyor.

1 2

#
#
#
#
#
#

Yorumlar
 
  

  YAZARLAR
  FOTO GALERİ
  VİDEO GALERİ
  AYIN FOTOSU
DB
Copyright TempoRSS Dergisi | Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. Hürriyet Medya Towers 34212 Güneşli - İstanbul