HİTLER’LE HAYAT NASIL GEÇER?



Dünya onu Hitler’in sarışın sevgilisi olarak tanıdı. Ama aslında Eva Braun, çok daha fazlasıydı. 17’sinde, 40 yaşındaki acımasız diktatörü kendisine âşık etti. Nazilerin dünyasında sarsılmaz bir yer buldu. Peki bütün bunlar nasıl oldu? Almanların saygın tarihçisi Heike Görtemaker, Eva Braun’un hiç bilinmeyen hayatını kaleme aldı. Yazar, kitabını anlattı.

ZEYNEP ÖZYOL
zozyol@doganburda.com

O Almanya ile evli, yalnız bir Führer’di. Ya da Nazi propagandacılar onu böyle gösteriyordu. Gerçekte Adolf Hitler’in gizli bir sevgilisi vardı: Eva Braun. Varlığı, Hitler’in son saatlerine kadar gizli tutulan, Führer’in yanındaki bu kadın kimdi? Ondan genellikle, Berghof’ta (Hitler’in malikânesi) fazla bir önemi olmayan, saf, yüzeysel bir genç kadın olarak bahsedildi. Bu resimde doğru olan neydi? Hitler’le yaşamak ne demekti? Onun en özel çevresinde, Hitler’in metresinin rolü neydi? O ve diğer Nazi eşleri, kocalarının işlediği suçlardan ne kadar haberdardı?”
Alman yazar, Profesör Heike Görtemaker, kendi deyişiyle, bu ‘tarihi puzzle’ın parçalarının peşine düştü. Tarihin en çarpıcı hikâyelerinden birinin kadın kahraman Eva Braun’la ilgili ilk akademik çalışmaya, ‘Eva Braun: Hitler ile Hayat’ kitabına imza attı. Yazar, “Braun yıllarca, şeytana âşık olmuş, aptal bir sarışın gibi gösterildi ama aslında tarihçiler, onun Hitler’in hayatındaki rolünü görmezden geldi” diyor. Dünyanın gördüğü en tehlikeli liderlerden birinin sevgilisi, olayları nasıl etkiledi? Tarihçiye göre, Eva Braun, kesinlikle pasif bir izleyici değildi. “Evet toplumun önüne çıkmadı, kamusal bir rol üstlenmedi. Bir Magda Goebbels (Hitler’in propaganda bakanı Joseph Goebbels’in eşi) değildi. Devlet ziyaretlerinde gizlendiği, resmi törenlere katılmasına izin verilmediği de bir gerçekti. Ama Nazi propagandasının arka planda kalan parçası oldu. Hitler’in Propaganda Bakanı Joseph Goebbels, günlüğünde ondan ‘Führer için büyük anlamı olan zeki bir kız’ diye bahseder. Hitler ile üst düzey Nazilerin, resmi olmayan ama kritik toplantılarında da hazır bulunuyordu.”
Görtemaker, bu kitabı yazmaya 2006’da başlamış. Arşivlerde uzun saatler harcamış. O dönemden kalan tüm mektupları, Eva Braun’un eski bir günlüğünü, ileri gelen Nazilerin notlarını incelemiş. Ortaya bilinenden epey farklı bir Eva Braun portresi çıkarmış: “O son derece dışa dönük genç bir kadındı. Modaya düşkündü, fotoğraflarının çekilmesini severdi. Berghof’a girdiğinde biraz güvensiz ve utangaçtı ama sonunda Hitler’in hayatında çok önemli bir rol oynayan güçlü bir kadına dönüştü.”
Peki bu kadın, Führer’in hayatına nasıl girdi?

“Bana tapan kadınlar varken evlenemem”

Karşılaştıklarında, dünya ‘Büyük Buhran’ı yaşıyordu. 1929 yılıydı. Eva Braun 17, Hitler 40 yaşındaydı. Braun, o zamanlar Münih’te, Nazi Partisi’nin fotoğrafçısı Heinrich Hoffman’ın yanında, asistan ve model olarak çalışıyordu. Fotoğrafçı Hoffmann’ın kızı, Hitler’in, Eva Braun’a söylediği ilk sözleri anlatıyor: “Sizi benimle operaya davet edebilir miyim bayan Eva? Görüyorsunuz, etrafım erkeklerle çevrili ve bir bayanın arkadaşlığının ne büyük keyif olduğunu iyi bilirim.” Braun, bu teklifi kabul etti. Opera gecesi ilk buluşmalarıydı, ama son olmadı. Adolf Hitler, bu genç kızdan etkilenmişti. Onu aramaya devam etti. Akşam yemeklerine, sinemaya davet etti. 16 yıl sürecek çalkantılı ilişki böyle başladı. Münihli, orta sınıf bir Alman aileden gelen Eva Anna Paula Braun, Hitler’in sevgilisiydi artık. Ancak varlığı bir sırdı. Hitler bir sevgilisi olduğunu hep sakladı; çünkü bunun imajına zarar vereceğini düşünüyordu. Silah Bakanı Albert Speer’ın anlattıklarına göre, bir gün ona neden evlenemeyeceğini anlatmıştı Führer: “Bu, tıpkı bir aktörün evlenmesi gibi. Evlenirse, ona tapan kadınlar için artık bir idol olamaz.” “Hitler, evlenmekten ve bir eşin etkisinden korkuyordu” diyor Görtemaker. Ama Eva, daha fazlasını istiyordu. Heike Görtemaker’in, Eva Braun’un Hitler’le ilişkisinin ilk yıllarından kalan bir günlükten aktardıkları ise bunun kanıtı: “Braun, günlüğünde Adolf Hitler ile ilişkisini ‘mahrem’ diye tanımlıyor ve sık sık onun tarafından yalnız bırakıldığını yazıyor.” Görtemaker, günlüğün sadece 1932 yılının birkaç ayını kapsadığını ve orjinalliğinin tartışmalı olduğunu belirtiyor. Yazara göre, bu yüzden tarihçiler, genellikle Hitler’in en yakın adamlarının sözlerine itibar ediyordu. “Onlar da savaştan sonra, farklı nedenlerle Eva Braun’u Hitler için önemsiz bir kadın gibi gösterdiler. İkinci Dünya Savaşı’nın bitiminden kısa süre sonra Albert Speer, Amerikalı sorgucularına verdiği ifadesinde, Adolf Hitler’in Eva Braun’u sevdiğini söylemişti. Ancak 20 yıl sonra anılarını yazarken bu ifadesini tekrarlamadı. Ama ilişkinin bir başka tanığı, Hitler’in sekreteri Christa Schroeder de Hitler’in, Eva Braun’u eşi gibi gördüğünü kabul ediyor.”
Braun, soykırıma karşı çıkmadı
1932 yılında dünyayı karanlığa sürükleyen Hitler’in özel hayatı da büyük çalkantılar geçiriyordu. Führer’le hayat kolay değildi. Yine Görtemaker’in anlattıklarına göre, genç kadın daha fazla ilgi istiyordu. 1 Kasım 1932 yılında intiharı denedi. Babasının tüfeğiyle, göğsüne ateş etti. Şanslıydı, kurşun onu öldürmedi ama mutsuzluğu da bitmedi. İkinci deneme 28 Mayıs 1935’te geldi. Bu kez uyku haplarıyla ölmek istedi Braun. Yine kurtuldu ama bu ikinci intihar girişimi, Hitler ile ilişkisini değiştirdi. Führer etkilenmişti, genç sevgilisinin emrine, şoförlü bir Mercedes ve hizmetçi tahsis etti. Kısa süre sonra da Eva Braun, Hitler’in ünlü malikânesi Berghof’a taşındı. Artık Hitler’in hayatında kalıcı bir yeri vardı. Braun, amacına ulaşmıştı. Heike Görtemaker, “Eva buraya varmak, Hitler’in yanında olmak için çok uğraştı. Ona, uğruna ölmeye hazır olduğunu göstererek, sadakatine tamamen ikna etti. Hitler ölene kadar ona güvendi ve Eva’nın hayatındaki dengeleyici desteğine ihtiyaç duydu” diyor. Yine kitaba göre Eva Braun, sanılanın ya da aktarılanın aksine, olup biten pek çok şeyden haberdardı. Hiçbir zaman Nazi Partisi’nin bir üyesi olmadı ama Yahudilere uygulanan zulmü kesinlikle biliyordu ve bu politikaları destekliyordu. Hitler’in bütün dünya görüşünü, politik hedeflerini ve adımlarını onaylıyordu. Soykırıma da hiç karşı çıkmadı.

Lüks merakı

Eva Braun, Hitler’in hayatında gizli ‘first lady’ koltuğunu garantilerken, Yahudiler toplama kamplarına götürülüyor, gaz odalarında öldürülüyordu. Braun’un, Hitler’in evine yerleştiği günler, Almanya’da Yahudiler için en kötü zamanlardı. Eva’nınsa keyfi yerindeydi. Berghof’ta dillere destan partiler veriyor, modayı yakından takip ediyordu. Giysileri, ayakkabıları hep çok şık ve pahalıydı. Görtemaker, ‘Berghof’a bohem bir hayat getirmişti’ diyor.
En büyük tutkusu fotoğraf çekmek ve poz vermekti. Seyahat etmeyi de çok seviyordu. O sıralar Hitler’e de ilham kaynağı olan bir başka faşistin, Mussolini’nin iktidarda olduğu İtalya, en sık gittiği adresti. Bu seyahatlerinde ona çoğunlukla annesi, Franziska Braun eşlik ediyordu. 1937 yılında öğretmen olan babası Friedrich Braun Nazi Partisi’ne katıldı. Kız kardeşi Gretl de Berghof sosyetesinin tanınmış simaları arasına girmişti. Braun, daha mutlu ve daha güçlüydü artık. “Hitler’in hayatındaki rolünü herkes kabullenmişti. Hiç kimse ona karşı çıkmaya cesaret edemiyordu. Hatta Speer ve Goebbels, Hitler’e yakın olabilmek için Eva ile arkadaş olmaya çalışıyorlardı” diyor Heike Görtemaker. Belki de bu yüzden, onun elinde tuttuğu güce duydukları öfkeden, ölümünden sonra, Hitler’in hayatında önemsiz bir figürmüş gibi davrandılar.
Kitapta, Hitler ve Eva Braun’un ilişkisine ilişkin en çarpıcı ayrıntılardan biri de, seks hayatları. Görtemaker, “Genel inanışın aksine, normal bir seks hayatları vardı” diyor. Braun’un, yakın çevresinin anlattığına göre; 1938 yılında İngiltere Başbakanı Neville Chamberlain’ın, Hitler’in Münih’teki evinde bir koltukta otururken çekilmiş fotoğrafını görünce kıkırdadı ve “O koltukta neler yaşandığını bir bilseydi” deyiverdi hınzır bir ifadeyle.

Birlikte intihar ettiler
Braun’un bu anısına düşülen tarihten bir yıl sonra İkinci Dünya Savaşı başladı. Hitler, Orta, Doğu ve Batı Avrupa’yı Almanya topraklarına katmak istiyordu. Tüm Avrupa’da ‘Ari ırk’ hâkim olmalıydı. Dünya tam altı yıl onun çılgın acımasızlığının karmaşasında boğuldu. Hayatındaki kadından onu durdurması en azından karşı çıkması beklenebilirdi belki ama altı milyon Yahudi’yi toplama kamplarında ölüme gönderen, dünyayı ikinci bir savaşa sürükleyen kanlı lidere âşıktı Eva Braun ve sonuna kadar da onunla oldu. Almanya, İkinci Dünya Savaşı’nı kaybettiğinde, Hitler’in dengesi iyice bozulmuştu; etrafındaki herkesin hain olduğuna inanıyordu. Görtemaker, Eva Braun’un, Hitler’in bu kuruntularını körüklediğini yazıyor. Braun’un büyük hayali, Hitler ile evliliği ise 29 Nisan 1945’te geldi. Eva ve Adolf, Berlin’de bir sığınakta saklanıyordu. Kızıl ordu Berlin’e girmiş, şehir düşmüştü. Hitler hemen kısa bir nikâh töreni emretti; Eva Braun ile evlenecekti. Eva 40 saat için de olsa Almanya’nın ‘first lady’si, Hitler’in karısıydı. 30 Nisan 1945 günü bir öğleden sonra birlikte siyanür içerek intihar ettiler. Almanya Eva Braun ile öldüğü gün tanıştı.



#
#
#
#
#
#

Yorumlar
 
  

  YAZARLAR
  FOTO GALERİ
  ÖZEL


KORKUSUZ KADININ HİKÂYESİ
Üzerinde, siyah kısa kollu tişört, siyah pantolon, siyah botlar vardı. Yüzü deforme olmuştu. Kaza geçirdiğini düşündüm.
  VİDEO GALERİ
  AYIN FOTOSU
DB
Copyright Tempo Dergisi | Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. Hürriyet Medya Towers 34212 Güneşli - İstanbul