GÖKLERİN CAMBAZLARI



Bin kilometre hızla uçarken, yürekleri ağza getiren gösterilere imza atıyorlar. ‘Tehlike’ ön isimleri gibi. Bazen haftalarca ailelerinden uzakta kalıyorlar. Türk Yıldızları, dünyada en fazla uçakla gösteri yapan ekip. Bunca başarıya rağmen, Türkiye’de yeteri kadar ilgi görmediklerini düşünüyorlar. Konya’daki karargâhlarına girdik. Hayatlarını onlardan dinledik.

CEMAL SUBAŞI
csubasi@doganburda.com
fotoğraf: CANER ÖZKAN


Kulakları sağır eden bir gürültü duyuluyor önce. Sekiz jet birden üzerimize doğru alçalırken, ürkmemek mümkün değil. Aralarında birer metre mesafe var. Bir uçağın kanadı diğerine değecek olsa, gösteri faciaya dönüşebilir. Ama onlar, dokuz ton ağırlığındaki savaş uçaklarını bisiklete biner gibi kullanıyor. Aslında bu pilotlar, muharebe için eğitildi. Hepsi birer savaş pilotu. Yüzlerce saat uçtular. Bombardımanı, zor manevraları, hedefi nasıl yok edeceklerini öğrendiler. Askerler, ama savaşmıyorlar. Silah bile taşımıyorlar. Gökyüzünde şov yapıyorlar. Kim bu pilotlar? Nasıl seçiliyorlar? Hangi eğitimlerden geçiyorlar?

“Çocuğum beni hatırlamadı”

Cevapları, bizi, Konya’da Üçüncü Ana Jet Üs Komutanlığı kapısında karşılayan, Yüzbaşı Bülent Savaş verdi. Savaş, ‘Türk Yıldızları’nın Basın ve Halkla İlişkiler Subayı. Nizamiyeye geçiş için son prosedür, cep telefonlarının kapatılarak görevliye teslim edilmesi. Yüzbaşı Savaş, ilk iş olarak Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın haberimiz ile ilgili verdiği emri tekrarladı: “Türk Yıldızları’na ilişkin bilgileri tim komutanımız verecek. Sadece komutanımızla röportaj yapabilirsiniz. Fotoğraf çekimi için size yardımcı olacağız.”

Üçüncü Ana Jet Üs Komutanlığı’nda ‘Akrotim’ ile birlikte Barış Kartalı, Hançer ve Pençe gibi filolar görev yapıyor. Üste uçakların biri iniyor, biri kalkıyor. Akrotim Filo Komutanlığı Karargâhı dört kattan oluşuyor. Giriş katında konferans salonu, komutan ve diğer idari birimlerin odası var. Bir de kırmızı rengiyle soyunma odası dikkat çekiyor. Üst raflarda, pilotların isimlerinin yazılı olduğu kasklar dizilmiş. Alt katta gösteri esnasında giyilen kıyafetler intizamla asılı. Alt kat banyo, ikinci katta yemekhane var; üçüncü katta misafirler ağırlanıyor.

Türk Yıldızları, 10 pilot, 11 teknik ekip ve Basın Halkla İlişkiler Subayı dahil, 22 kişiden oluşuyor. Pilotlar yukarıda gösteri yaparken Yüzbaşı Bülent Savaş, elinde mikrofon, izleyicileri bilgilendiriyor. Uçakların ne şekilde, hangi yönden geleceğini anlatıyor; kalabalığı coşturuyor. Onun işi de, pilotlar kadar zor. Türkiye’de ve dünyada, özel günler ve davetler dâhil, yılda ortalama 30 gösteri yapıyorlar. Önümüzdeki iki ay boyunca, Hollanda, Fransa, İngiltere, KKTC ve Macaristan’da gösteri yapacaklar. Çok yoğunlar. Karargâhta, sohbet ettiğimiz bir pilot, “Bazen üst üste birden fazla ülkede gösteri yapıyoruz. Program nedeniyle üç hafta ailemizden uzak kaldığımız oluyor” derken, diğer pilot söze giriyor: “Çocuğum henüz dört-beş aylıkken, birkaç haftalığına yurt dışına göreve gittim. Döndüğümde beni hatırlamıyordu. Kucağıma bile gelmek istemedi.”

Peki, bu kadar riskli bir işe neden talip olunur? Onlara çok sorulan bir sorunun yanıtı her şeyi anlatıyor. İzleyenler hep, “Uçmak nasıl bir şey?” diye sorarmış. Yanıtları, “Uçmak özgürlüktür ve sınırların ötesinde yaşamanın tarifsiz keyfidir. Bu hazzı yaşamak için uçmak gerekir” oluyor.

“Türkiye’de ilgi yok”

Türk Yıldızları, sesten bir buçuk kat hızlı gidebilen, çift motorlu F5 savaş uçağı kullanıyor. Bu uçaklar, kanatlarındaki hareketli yüzeyler sayesinde yüksek manevra kabiliyetine sahip oldukları için tercih ediliyor. “Peki, her isteyen Türk Yıldızı olabilir mi?” “Her savaş pilotu istediği takdirde Türk Yıldızı olabilir” diyor Akrotim Filo Komutanı Binbaşı Yılmaz Gül. “Ama en az dört-beş yıl ve 600 saat muharip ve jet uçaklarında uçmuş olmaları aranan şart. Her yıl istekli personelin başvuru yapması için bir emir yayınlıyoruz. Tecrübe, seçilme şansını artırıyor.” Tim, sekiz uçaktan oluşuyor. Her pilotun bir numarası var. Bu numaralara göre kimin hangi manevrada, hangi sırayı alacağı belirleniyor.

Dünyada sadece Türk Yıldızları sekiz uçakla gösteri yapıyor. Bu tip gösteriler genelde beş ya da altı uçakla gerçekleştiriliyor. Uçak sayısı arttıkça, akrobasideki risk yükseliyor. Çünkü birbirlerine çok yakın mesafede uçuyorlar. Yıldızlar’ın bir başka özelliği, izleyici rekorunu elinde tutması. 24 Ağustos 2001’de Bakü’de gerçekleştirdikleri gösterinin, bir milyondan fazla izleyicisi vardı. Pilotlar, o günü hatırlayınca hâlâ heyecanlanıyor. “Aşağısı insan seliydi. Muhteşem bir manzaraydı” diyor içlerinden biri. Ama Türkiye’de aynı ilgiyi göremediklerini düşünüyorlar. “Yeterince tanınmıyoruz, oysa biz Hava Kuvvetleri’nin A Takımı’yız” diyorlar.

Türk Yıldızları’nın hepsi asker, ama üstlerine ‘komutanım’ yerine daha çok ‘hocam’ diye hitap ediyorlar. Bir yüzbaşı bu durumu, “Evet, komutanımız benim üstüm, ama aynı zamanda hocam. Çünkü ondan çok şey öğreniyorum” diye açıklıyor.

“Asıl iniş riskli”

Türk Yıldızları, gösterilerinde, özellikle inerken ve alçak uçuş sırasında, saatte 1000 kilometre hıza ulaşıyor. Telsizin yanı sıra, baş ve el işaretleriyle iletişim kuruyorlar. Yani, dip dibe o hızla uçarken, sekiz pilot birbirini görebiliyor. Binbaşı Yılmaz Gül’ün söylediğine göre, gösteri anındaki en riskli uçuş, saatte bin kilometreye ulaştıkları an değil. Aksine, baş aşağı, kuş gibi süzüldükleri bölüm. “Bu sırada hızımız saatte 400-450 kilometreye düşüyor. İşte bu hız farkı, G kuvvetini (yer çekimi ivmesi) oluşturuyor. Ani hız artışı, basıncın etkisiyle kan dolaşımını hızla artırıyor. Bu durumda kilomuzun iki, üç katı ağırlığa ulaşıyoruz.” Türk Yıldızları, tüm savaş pilotları gibi, bunun önüne geçmek için kan akışını tolere etmeye yarayan G-suit kıyafeti giyiyor. “Ayrıca basınca maruz kaldığımız anda, özellikle bacak ve karın bölgesini kasıyoruz. Havada yaptığımız hareketler sırasında 5-7 G arasında basınç kuvvetine maruz kalıyoruz.” İnsan bedeni maksimum 9 G’ye dayanabiliyor. Bu nedenle pilotlar, G kuvveti için “Can düşmanımız” diyor.

İt dalaşı da var

Yıldızlar, her gün antrenman yaptıkları gibi, her gösteri öncesi ve sonrası konferans salonunda toplanarak, yapacaklarını ve eksiklerini konuşuyor. Gösterinin çekildiği videoları izliyorlar. Şovlarında toplam 23 hareket sergiliyorlar. Bunlar, savaş pilotlarının hava muharebelerinde sıkça başvurdukları it dalaşı gibi savunma veya taarruz manevralarından oluşuyor. Görsellikteki etkiyi artırmak için, uçaklar kırmızıya boyanıyor, uçuş sırasında duman atılıyor.

Türk Yıldızları, heyecanla 2011’de İzmir’de yapılacak gösteriyi bekliyor. Çünkü önümüzdeki yıl, Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın 100’üncü kuruluş yıldönümü. Bir pilot, “İzmir’e binlerce izleyici gelmesini bekliyoruz. Bu bizi çok heyecanlandırıyor. Aramızda hangi gösterileri yapacağımızı konuşuyoruz” diyor. Binbaşı Yılmaz Gül de, “Hava Kuvvetleri’nin bu gurur gününde, komutanlığımızın gücünü ve disiplinini sergileyeceğiz. Çalışmalarımıza şimdiden başladık” bilgisini veriyor ve bizi de, bu özel gösteriye davet etmeyi ihmal etmiyor.


#
#
#
#
#
#

Yorumlar
 
  

  YAZARLAR
  FOTO GALERİ
  VİDEO GALERİ
  AYIN FOTOSU
DB
Copyright TempoRSS Dergisi | Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. Hürriyet Medya Towers 34212 Güneşli - İstanbul