Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Estetik, güzellik ve sağlık dünyasının her yaz yaklaşırken en çok tartışılan konularından biri olan “Yazın saç ekimi yapılır mı?” sorusuna, alanının önde gelen uzmanlarından net ve aydınlatıcı bir yanıt geldi. Toplumda yıllardır kemikleşmiş bir genel kanı olarak kabul gören ‘saç ekimi operasyonları sadece kışın veya serin bahar aylarında yapılmalıdır’ algısının, günümüzün ileri tıp teknolojileriyle artık tamamen geçerliliğini yitirdiği belirtildi. Medical Park Samsun Hastanesi Dermatoloji (Cildiye) Kliniği’nin başarılı hekimlerinden ve Samsun Saç Ekimi Merkezi’nden Uzm. Dr. Egi Losol, doğru tıbbi tedbirler alındığı ve uzman uyarılarına uyulduğu takdirde yaz mevsiminin saç ekimi için sanılanın aksine oldukça avantajlı ve konforlu bir dönem olabileceğine dikkat çekti.
Saç dökülmesi ve kellik sorunu yaşayan birçok kişi, operasyon için aylarca kış mevsimini beklerken hem psikolojik olarak yıpranıyor hem de ciddi bir zaman kaybediyor. Konuyla ilgili kapsamlı ve ufuk açıcı açıklamalarda bulunan Uzm. Dr. Egi Losol, tıp dünyasındaki yenilikçi gelişmelerin estetik operasyonlardaki mevsimsel sınırları tamamen ortadan kaldırdığını vurguladı.
Dr. Losol konuyu şu sözlerle detaylandırdı: “Geçmiş yıllarda, eski teknolojilerle uygulanan saç ekimi yöntemleri, nispeten daha uzun iyileşme süreleri gerektiriyor ve dış faktörlere bağlı yüksek enfeksiyon riskleri barındırıyordu. Bu teknik kısıtlılıklar nedeniyle hastalarımıza daha serin ve kapalı ayları tercih etmelerini öneriyorduk. Ancak günümüzde başarıyla uyguladığımız FUE (Foliküler Ünite Ekstraksiyonu), Safir FUE ve DHI (Doğrudan Saç Ekimi) gibi minimal invaziv, yani kafa derisindeki doku hasarını mikro seviyelere indiren modern teknikler sayesinde yara iyileşme süreci inanılmaz derecede hızlandı. Artık uluslararası standartlarda, steril hastane koşulları sağlandığı sürece yılın 365 günü saç ekimi operasyonunu güvenle ve büyük bir başarı oranıyla gerçekleştirebiliyoruz.”
Yaz aylarında saç ektirmeyi düşünen hastaların zihnindeki en büyük endişenin yakıcı güneş ışınları, deniz ve havuz aktivitelerinden mahrum kalma korkusu olduğunu belirten Uzm. Dr. Egi Losol, iyileşme sürecinin nasıl yönetilmesi gerektiğine dair hayati ipuçları paylaştı:
“Saç ekimi operasyonu sonrasındaki ilk 15 gün ile 1 aylık periyot, ekilen saç köklerinin (greftlerin) dokuya tutunma ve damarlaşma aşamasıdır. Bu dönem adeta altın değerindedir. Yazın saç ekimi yaptıran hastalarımızın operasyondan sonraki ilk dört hafta boyunca kafa derilerini direkt ve dik açılı güneş ışığına maruz bırakmamaları kritik bir öneme sahiptir. Güneşin zararlı ultraviyole (UV) ışınları, iyileşmekte olan hassas dokuda lekelenmelere (hiperpigmentasyon) ve derinin kurumasına yol açabilir. Ancak bu kısıtlama, kişinin yaz aylarında eve kapanması gerektiği anlamına gelmez. Kafa derisine baskı yapmayan, hava alan, pamuklu kumaştan üretilmiş ve geniş siperlikli şapkalar kullanarak hastalarımız sosyal yaşantılarına ve yaz aylarının keyfini çıkarmaya rahatlıkla devam edebilirler.”
Havuz ve deniz tatili konusunda da net sınırların çizilmesi gerektiğini belirten Dr. Losol, “Deniz suyu içerdiği zengin mineraller bakımından doğal bir yara iyileştirici özelliğe sahip olsa da, ilk 3 ila 4 hafta olası bir enfeksiyon riskine ve dalga darbesine karşı denize girilmesini kesinlikle önermiyoruz. Havuz ise içerdiği yoğun klor, kimyasallar ve barındırabileceği ortak kullanım kaynaklı bakteri florası nedeniyle ilk bir ay mutlak suretle uzak durulması gereken bir alandır,” uyarısında bulundu.
Yaz sıcaklarının getirdiği terleme probleminin saç ekimi sonuçlarına olan olası etkisi de hastalar arasında sıkça tartışılan bir diğer konuyu oluşturuyor. Medical Park Samsun Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Egi Losol, bu konudaki asılsız korkuları güncel tıp verileriyle gideriyor:
“Terleme, insan vücudunun otonomik bir soğutma ve ısı dengeleme mekanizmasıdır. Elbette yeni ekilmiş taze saç kökleri için aşırı terleme, o bölgenin uzun süre nemli kalarak bakteri üremesine uygun bir zemin hazırlaması anlamına gelebilir. Fakat bu durum, yaz aylarında saç ekiminden vazgeçmek için rasyonel bir sebep değildir; yalnızca biraz daha dikkatli bir kişisel hijyen ve bakım gerektirir. Günümüzde klimalı ortamların yaygınlığı, ev, araç ve ofis gibi kapalı alanlarda geçirilen sürenin konforunu maksimuma çıkarmaktadır. Operasyon sonrası ilk birkaç gün ağır sporlardan, efor gerektiren fiziksel aktivitelerden kaçınarak serin ortamlarda istirahat etmek terleme riskini minimize eder. Ayrıca hekim kontrolünde, kliniğimizin önerdiği özel solüsyonlar ve şampuanlarla yapılan günlük yıkama işlemleri kafa derisini ferahlatır, kan dolaşımını rahatlatır ve bölgeyi tamamen steril tutar.”
Yaz aylarında saç ekimi yaptırmanın dezavantajdan ziyade pek çok sosyal ve psikolojik avantaja dönüştürülebileceğini belirten Uzm. Dr. Losol, uzun yaz izinlerinin aslında mükemmel bir iyileşme takvimi sunduğunun altını çizdi.
Zihinsel ve Fiziksel Dinlenme: “Birçok hastamız yoğun iş temposu ve sosyal yükümlülükler nedeniyle kış aylarında operasyon için yeterli dinlenme zamanını bulamıyor. Yıllık yaz izinleri, saç ekimi operasyonunun ardından gereken hücresel yenilenme süreci için eşsiz bir stressiz dönem sunar.”
Giyim Konforu: “Kış aylarında soğuktan korunmak için giyilmek zorunda kalınan kalın yünlü bereler, sert dokulu şapkalar ve ağır kabanların yüksek yakaları, yeni ekilen saç köklerine fiziksel sürtünme ve takılma ile zarar verme riski taşır. Yazın tercih edilen bol tşörtler, yakasız gömlekler ve rahat kıyafetler bu mekanik travma riskini tamamen sıfırlar.”
Evde İzolasyon Kolaylığı: “Özellikle işlemden sonraki ilk 10 günde kafa derisinde oluşabilecek hafif kabuklanma ve kızarıklık dönemini, yazlıklarında veya evlerinde kimseyle temas etmeden, stresten uzak bir şekilde geçiren hastaların doku iyileşme hızı çok daha yüksek olmaktadır.”
Haberimizi noktalarken Medical Park Samsun Hastanesi Dermatoloji (Cildiye) Kliniği Uzm. Dr. Egi Losol, başarılı, doğal ve kalıcı bir saç ekiminin sırrının takvim yapraklarında değil, doğru kurum ve liyakat sahibi hekim seçiminde yattığını bir kez daha güçlü bir şekilde vurguladı:
“İster yazın en sıcak günlerinde, ister kışın dondurucu soğuğunda karar verin; saç ekimi multidisipliner bir yaklaşımla, mutlaka steril tam donanımlı hastane koşullarında ve dermatoloji veya plastik cerrahi uzmanlarının gözetiminde yapılması gereken çok ciddi bir cerrahi prosedürdür. Mevsim ne olursa olsun, merdiven altı olarak tabir ettiğimiz ruhsatsız yerlerde, ehliyetsiz kişilerce yapılan işlemler kalıcı doku kayıpları ve telafisi imkansız estetik facialar doğurur. Yazın saç ektirmeyi planlayan kişiler, eğer doğru uzmanla yola çıkıyorlarsa gönül rahatlığıyla bu kararı alabilirler. Yeter ki operasyon sonrası hekimin uyarılarına harfiyen uysunlar ve güneşten korunma, hijyen kurallarına dikkat etme gibi temel prensipleri hayatlarına entegre etsinler. Sağlıklı, gür ve doğal görünen saçlara kavuşmak için mevsimleri bahane etmeyin, sağlığınızı profesyonellere emanet edin.”